IŞID Bağlamında Siyah Sancaklar Hadisi İle İlgili Bir Değerlendirme – İbrahim Halil Er – Takdim Dergisi
14 Ağustos 2018 Salı
Anasayfa / Takdim Dergisi 3. Sayı / IŞID Bağlamında Siyah Sancaklar Hadisi İle İlgili Bir Değerlendirme – İbrahim Halil Er

IŞID Bağlamında Siyah Sancaklar Hadisi İle İlgili Bir Değerlendirme – İbrahim Halil Er


Hz. Ali şöyle buyurdu; ‘Siyah bayrakları gördüğünüzde yerinizden kıpırdamayın. Ellerinizi ve ayaklarınızı hareket ettirmeyin (harekete geçmeyin). Sonra kendilerine ehemmiyet verilmeyen zayıf bir topluluk zuhur eder. Kalpleri demir parçaları gibidir. Onlar devlet sahipleridir (hum ashabu’d devle). Ne söz ne de ahit tanırlar. Hakka çağırırlar ama kendileri hak ehli değildir. İsimleri künyedir. Nisbetleri ise köy ve şehirlerdir. Saçları kadın saçı gibi uzatılmış ve salınmıştır. Aralarında ihtilaf çıkıncaya kadar bakidirler. Sonra Allah hakkı dilediğine verir… (El Fiten vel Melahim Nuaym Bin Hammad, hadis numarası 573)’

HADİSİN KAYNAĞI

Hadis önceleri Taberani kaynak gösterilerek dile getirildi. Taberani’nin üç eserinide inceledim. Fakat bulamadım. Daha sonra Kenzul Ummal olduğu söylendi. Kenzul Ummal’a da baktım orada da bulamadım. En sonunda hadisin bulunduğu kitabı buldular. Yani Ebu Nuaym’ın Kitab’ul Fiten’i olduğu anlaşıldı. Fakat orada da yanlış numara vermişlerdi. Ama ısrar sonucu onu da bulduk. Burada hadisin bize intikali Ahmet Mahmut Ünlü (Cübbeli Ahmed) üzerinden olmuştu. Oda kaynak konusunda emin değildi. Böylece araştırma uzun sürmüş oldu. Hadise kaynak yazanlar ise neye dayanarak böyle gerçeğe aykırı kaynak yazdılar onu da anlamış değiliz. Halbuki ilim kaynak demektir. Kaynaklar konusunda ciddi olmak lazımdır.

Hadisin kaynağı konusunda medyada Işid yanlıları ile karşıtları arasında şiddetli tartışma yaşandı. Işid yanlısı takvahaber sitesi bu hadisin ilk kez El Kaide yanlısı bir sitenin twitter hesabından yayıldığını iddia etti. Twitter’da hadis şöyle duyurulmuştur:

‘…IŞİD’in yalancı ve sapık bir fırka olduğu artık tüm açıklığıyla ortaya çıkmıştır. Benim İslam’dan anladığım kadarıyla İbrahim’in dininden çıkan yeryüzünü imar ve inşa etmeyip imha eden bu sapkın ve basiretsiz taifedir. IŞİD 6 ay içerisinde Suriye’de kadın, yaşlı, çocuk demeden binlerce insanı öldürdü. Allah’ım masum insanların kanına kastedenlerin kökünü kurut. Bu insanlar için Peygamber Efendimizin bir hadisini zikretmek istiyorum. Hadiste sadece Bağdadi’nin ve Adnani’nin ismi eksik.’

Bu da bize hadisin ilk önce nasıl yayılıp meşhur olduğunu göstermektedir. Fakat burada hadisi Ebu Davud [1] kitabul fiten olarak kaynak göstermektedir. İşid yanlısı site bu yanlış kaynağı anladılar ama düzeltelim derken onlarda yanlış kaynak ismi verdiler ve Kenzul Ummal’ı kaynak gösterdiler.

Halbuki hadis Kenzul Ummal’da da geçmiyordu. Ayrıca Kenzülummalı delil gösterenler hadis numarasını da vermiyorlar. Çünkü böyle bir hadis orda yok. Üstelik güya açıklama yapmak isteyenler, Kenzulummal’ı bir Şii kitap olduğunu söyleyerek hadis konusunda ne kadar cahil olduklarını ortaya koymuş oldular. Halbuki Kenzul Ummal Şii bir hadis kitabı olmayıp Sünnilere ait bir hadis kitabıdır. Suyutî’nin Cemu’l-Cevami ve Camiu’s-Sağir’inin belli bir düzene (ala’l-ebvaba) göre yeniden tasnif edilen ve bazı ilaveler de yapılarak hazırlanan bir derlemedir. Yani Kutubu Sitte dışındaki (tisa) hadislerin toplandığı bir külliyattır. Hadis konusunda konuşanlar nedense hep cahiller olmuştur.

HADİSİN SIHHATİ

Hadisteki ravilerin zayıf olması nedeniyle hadis zayıf kabul edilmektedir. Fakat hadis zayıf da olsa uydurma yani mevzu değildir. Bu nedenle günümüz olaylarla örtüştüğünden ibret alınabilir. Ama mutlaka  bu olayla ilgilidir demek yanlıştır. Çünkü sonuçta zayıftır.

Hadis mevkuf olduğundan sahabe sözü olarak kabul edilir. Fakat mevkuf hadisler konusunda hadis alimleri farklı sözler de söylemişlerdir. Yani bazı mevkuf hadisler mana itibariyle hadis hükmünde kabul edilebileceği (yani hükmen hadis) söylenmiştir.

HADİS Mİ?

Yukarda bahsettiğimiz siyah sancaklarla ilgili hadis diye kamuoyunda dolaşması aslında doğru değildir. Çünkü bu hadis olmayıp Hz Ali’nin sözüdür başka bir deyişle yani muhaddislerin deyişiyle mevkuftur. Mevkuf[2] rivayetler sahabenin sözü ve fiili anlamında hadis terimidir.

SİYAH SANCAKLAR

‘’Siyah sancaklar’’ ile ilgili 45 adet civarında rivayet var Bazılarında ‘’bunlar çok şerlidir Uzak durun’’ denirken bazılarında buz’’ üzerinde  sürünerek de olsa onlara’’ katılın buyuruluyor. bu hadislerin birkaç tanesi Ahmed b. Hanbel’in müsned’inde var ve Sahih’tir .

Şu durumda birbirine benzer iki farklı olaydan bahsediliyor. Yani bazı hadislerde Siyah  sancaklar için şer ifadesi kullanılırken,  bazı hadisler de ise Mehdi ‘ nin yardımcıları olduklarını ve karın üstünde yüzü koyun sürünerek dahi olsa yardıma gidilmesi gerektiği şeklinde rivayet edilmektedir.

Bu nedenle hadislerle tartışırken dikkatli olmak gerekir.  Işid’ i bu hadisle eleştirirken karşı taraf da kendilerini destekleyen hadisleri sunduğunda sıkıntı yaşaya biliriz. Sonuç da Işid ’ i eleştirmek için hadise ihtiyaç yok,  yaptıkları zaten gayri islamidir. İslam savaş hukuku bu şekilde değildir.

HADİS VE TARİHSELCİLİK

Hadiste ve buna benzer hadislerde hep bir siyah sancaktan bahsedilir. İslam tarihinde siyah sancak olayı ilk kez Abbasilerin Emeviler ‘ e karşı yaptıkları isyanda ortaya çıktı. Yani siyah sancak Abbasilerin bayrağıydı. hadiste siyah sancağı eleştirenler  ve kötüleyenler kanaatimce Emevi yanlısı kişiler olup, siyah sancağı övenler ise Abbasi yandaşlarıdırlar. Ya da Abbasiler, Siyah sancakla ilgili hadisleri bildiklerinden isyanlarında halk desteği sağlamak için siyah sancak çıkardılar. Ardından  Emevi yandaşları da siyah sancağın kötülüğüyle ilgili rivayetler nakletmeye başladılar.

Hadiste geçen künye olayı (Ebu Müslim) Nisbe olayı (Horasani) Devlet sahibi (Abbasi Devleti) Katı kalpli olmaları ve sözlerinde durmamaları da Abbasilerin kurucu Seffah’ın bir yemek sofrasında 60’a Yakın Emevi ileri gelenini ziyafete çağırma bahanesinde sofrada kılıçlamış ve üzerlerinde yemek yemiştir. rivayete göre hala insan iniltileri geliyordu kalpleri katı olması da onlara uygundur. Abbasoğulları Emevilere karşı büyük bir kin gütmüş Hz. Muaviye’nin ve Ömer b. Abdulaziz’in mezarı hariç bütün emevi hükümdarların mezarlarını açmış, cesetlerini asmış ve sonra köpeklere yedirmişlerdir. Siyah sancakla alakalı söylenen hadislerin çoğu hep Horasan’dan bahseder. Genelde ordan başlatır. Bu da aklımıza Ebu Müslim Horasani’yi getirmektedir. Bir anlam da onu kutsama öne çıkarma olayı gibi tezahür etmektedir. Ayrıca hadislerin kurgusu hep Abbasiler’in isyanına benzer.

Hadislerin tarihselciliği ve Müslümanların arasında ki savaşlarda hadis uydurması veya var olan bir hadisin anlamını genişletmesi yeni olan bir olay olmadığı gibi çok sık rastlanan bir olaydır. Bu nedenle bir cemaati veya görüşü öven/yeren hadislere karşı dikkatli olmak gerektiği gibi Ahirzaman hadislerinin de tarihsel olayların bir sonucu olabileceğini unutmamalıyız. Ahirzaman ile ilgili hadislerin bazılarında olay çok net anlatılmakta hatta isimler bile verilmektedir . Bunların bir çoğu zayıf hadislerdir. Bu tür hadisler güçlü sahih hadislerle kuvvetlenmedikçe ihtiyatla bakılmalıdır.

Bazı hadisler günümüz olaylarıyla birebir örtüşebilir. Çünkü bu coğrafyadaki kavga hiç değişmedi. İnsanlar değişti ama sorunlar ve kavganın mahiyeti hep aynı kaldı.

IŞİD OLAYI İLE ÖRTÜŞMESİ

Hadis bize göre her ne kadar tarihsel bir olaya işaret ediyorsa da  –Abbasi-Emevi olayına işaret ediyor-  zayıf da olsa günümüz olaylarıyla da birebir örtüşmektedir.

Işid ile örtüşen noktaları şunlardır:

  • Künye kullanmaları (Ebubekir)

2) Nisbet kullanmaları, yani kendilerini bir şehre kavme nisbet etmeleri (Bağdadi)

3) Uzun siyah saçlar: Genel de Işid militanlarının saçları uzundur. Yaşları genç olduğu içinde Haliyle siyahtır erkeğin saç uzatması günümüz Türkiyesi’nde pek hoş görülmez. Bununla birlikte Resulullah’da uzatmıştır. Bu açılardan uzun saç sünnet de kabul edilmektedir.

Saçlarını uzatması kınanmasından ziyade özellikleri olarak zikredilmektedir. Hatta İslam kültüründe erkeğin saçı ya uzun ya da tamamen kesilmiş olurdu. Bugün ki gibi saçlarının kısaltılması ve şekillendirilmesi diye bir olay yoktu çünkü erkeğin başı zaten açık değildi.

4) Devlet sahibi olmaları: Şam İslam devleti ifadesinden hemen Işid kastediliyor denilse de Devlet kelimesi kitap ve sünnette zenginlik ve güç olarak da nitelendirilmektedir. Yani hemen günümüz Modern Devletleri anlaşılmamalıdır. Hadisle ilgili konuşanlar Peygamber döneminde Devlet ismi kullanılmadığını Devletin Modern döneme ait bir kavram olduğunu söyleseler de ‘’Devlet’’  yukarda değindiğim gibi Kitap ve sünnette güç, zenginlik ve kuvvet anlamında kullanılmıştır. Üstelik devlet kavramı her ne kadar modernist yazarlar (Efgani ve diğerleri tarafından kullanılmış olsa da ilk kez onlar kullanmamıştır.  Osmanlı Devleti’nin resmi adı da Devlet-i Âliye-yi Osmâniyye (Yüce Osmanlı Devleti) yada kısaca Devleti Aliye’dir.

5) Bu hadise bakarak Işid’i eleştirebiliriz. Işid’i bu kategoriye koyabiliriz. Bununla birlikte elimizde tam tersi hadislerde var. Siyah sancakları öven Horasan ordusunu öven, Mehdinin bu orduda olduğunu ve Müslümanların onları desteklemesini söyleyen hadisler de vardır. Olay hadislerle destekleme ve karalama noktasına gelirse Işid yandaşları da kendilerini öven hadisleri gündeme getirirler ki bu hadislerin sayısı daha çoktur. O zaman nasıl davranacağız?

GÜNÜMÜZ OLAYLARI

Günümüz Ortadoğu olayları Müslümanları derin bir şekilde yaralamaktadır. Müslümanların bir an önce kendilerini toparlayıp gelişmeleri ve batı teknolojisini yakalaması gerekirken hala ortaçağda kalmış tartışmaları ve sorunları konuşması ve bunun için savaşmaları şaşkınlığa itmiştir. Bu durum, her buhranlı dönemde ortaya çıkan mehdi, deccal, Siyah sancaklar gibi kavramların tekrar tedavüle girmesine neden olmuştur. Müslümanlar ümitsizlik ve vesveseye düşerek Mehdi beklentisine sokulmaya çalışılmaktadır. Moğolların İslam dünyasını kısa sürede işgal etmesine de kıyamet haberleri, Ye’cüc  Me’cüc Hadisleri etkin olmuş, Müslümanlar korkudan ellerini bile kaldıramamıştır. İbni Esir meşhur tarih kitabı el-Kamil’de şöyle bir olay nakleder. Musul bölgesinde bir tek Moğol askeri bir köyü ele geçirir. Bütün erkekleri sıraya dizer ve onların kafalarını kesmeye başlar. Bir köy dolusu erkeği tek bir Moğol askeri sıraya dizip kafalarını kesiyor ve insanlar uysal koyun gibi kafalarını uzatıyor. Derken birisi gayrete geliyor kılıcını çekip Moğol askerini öldürüyor. Herkes şaşkın bu nasıl öldü diye? Meğerse insanlar o  Ye’cüc  Me’cüc diyerek karşı çıkmaya korkuyorlar.

Günümüzde de yine aynı senaryo. Sanki birileri kıyamet ve fiten hadislerini önüne koymuş, burada ki olaylara benzer bir senaryo çizmiş ve bu senaryoya göre piyonları harekete geçirmekte ve arka fonda da kıyamet sahneleri, hadisleri ve kültürü pazarlanmaktadır. Müslümanlarla oynanmaktadır. Onları kıyamet travmasına sokmaktadırlar.

Halbuki kıyamet kopsa ne olur kopmasa ne olur. Hepimiz faniyiz sanki kıyamet kopmadan ölmeyecek miyiz? Bu panik ve korku niye? Her gün ölen insanları görmüyor muyuz? Bundan ibret almalıyız. Bizim kıyametimiz ölümümüzdür bizi kurtaracak olan da amelimizidir bu kadar panik olmayalım.

İlginizi Çekebilir !

Ahiret Bilinci mi Alamet Beklentisi mi? – Cumali Baylu

Kıyametin ne zaman kopacağı sorusu İslâm’ın ilk yıllarından beri insanların kafalarını kurcalamış ve insanlar buna …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir